7.1 (ve DTS) Destekli Creative Audigy 2 Platinum Pro
Dolby Digital'den DTS ES'ye: Çevresel Ses De Ne?
Eğer bugün artık vazgeçilmez olan çok kanallı sesin gelişimini hızlı bir şekilde özetlemeye çalışırsak, 1950'li yıllarda sinemalardaki ilk çevresel ses üretme girişimlerini hatırlamak gerekir. O günlerde manyetik film ses izlerinde - özellikle 70mm filmlerde - kullanan bu işlem epey pahalıydı. Dolby firması 1970'lerin ortalarında, çift optik ses izini temel alan bir sistem piyasaya sundu. Dolby Stereo olarak adlandırılmasına rağmen, çift kanallı değil, iki izde kodlanılmış dört kanallı (sağ, merkez, sol, çevresel) bir sistemdi. MP Matrix (MP: Motion Picture) olarak sunulan şifrelemenin pek çok farklı ismi vardı, fakat genel olarak Dolby Stereo ve Dolby Surround olarak adlandırılıyordu. Dolby Stereo sistem tasarımcılarının iki ses izi ile sınırlandırılmalarının nedeni, 35mm filmlerde ancak bu kadarlık, küçük bir boş alan bulunmasıydı. Sayısını artırmak için iz genişliğinin azaltılması ise çözülemez problemlerin ortaya çıkmasına neden oluyordu. Fakat ardından Dolby Surround (üç kanal) ve daha sonra Dolby Surround Pro-Logic (dört kanal) ile ev uygulamaları geliştirilmeye başlandı.

Dijitale Geçiş
AC-3 olarak adlandırılan şifreleme ile yapılan dijital kayıtın gelmesi ile birlikte, mümkün olan kanal sayısı artırılabildi. Dolby Digital olarak bilinen işlem beş kanal ve bir de subwoofer kanalı (5.1) sunuyor ve Dolby Stereo'ya göre özellikle bant genişliği konusunda büyük performans gelişimi gösteriyor. Dolby Digital ilk olarak sinemalarda 1992'de kullanılmaya başlandı ve evlerdeki yerini ilk olarak 1995 yılında LaserDisk'lerle, ardından da 1997'de DVD'lerle aldı. Dolby sinemalarda çok büyük başarı elde ederken, dijital çağ DTS de (Digital Theater System)dahil olmak üzere diğer rakip teknolojileri de mümkün kıldı. DTS piyasaya "Jurassic Park" ile çıktı. Bir 5.1 sistem olan DTS'de, ses sıkıştırma oranı Dolby'de olandan daha düşüktü ve farklı bir ekipmanla çalışıyordu. Bu nedenle, teoride de olsa, daha üstün bir ses kalitesi vardı.
7.1'e Geçiş
Daha sonra bu bilinen formatlar, arka merkeze hoparlör ekleyen Dolby Digital EX ve DTS ES'ye geliştirildi ve güncellendiler (bu şekilde önde üç hoparlör ve arkada üç hoparlör bulunuyordu). Dolby'ye, altı kanal meydana getirmek için Dolby Pro-Logic'inkine benzer matris konfigürasyonu kondu. DTS'de ise altı kanal bağımsız veya bir matrisin parçası olabiliyordu. Gerçek DTS ES 6.1 birbirinden bağımsız kanallardan oluşurken, DTS ES matris konfigürasyonundadır. Doğal olarak Audigy 2 ZS'deki gibi DTS ES çözücülerde, bu iki versiyon da kullanılıyor. 7.1'de, 6.1 Dolby Digital EX veya DTS ES'yi sunmak mümkün. Tek yapmanız gereken arkaya altıncı bir kanal eklemek. Bu ilk olarak filmlerde kullanılmaya başlandı; dolayısıyla sinemaya giden kişiler arka sesi her yerde duyabiliyorlardı. Audigy 2 ZS'de, 7.1 EX veya ES ses üretimi de aynı şekilde yapılıyor. Konfigürasyon ne olursa olsun, 5.1 çıkışa uyumluluk garanti edilmiş. Bu da olması gereken bir şeydi.

Her zaman teknolojinin en üst noktasında olmak isteyen Dolby ve DTS "yeni" teknolojiler ürettiler; ancak bunlar temel tekniklerde, duruma göre az veya çok önem taşıyan rötuşlardan başka bir şey değildi. Dolby firması Dolby Pro Logic II'yi yayımladı; DTS ise Neo:6'yı üretti. Her ikisinde de, bu standartları geliştiren firmalar, iki kanallı kaynaktan beş kanallı kaynaklara geçerken, 6.1 veya 7.1 çıkışın müziğe, filmlere ve hatta - Dolby söz konusuysa - oyunlara uygun modlarda, çok daha iyi verilmesi için çalışıyorlar. Bu yeni "çevresel" ses biçimlerinin özelliklerinin, bu standartları kullandıklarını iddia bile etmeyen bazı ürünlerde de bulunması ilginç bir durum! Durum ne olursa olsun, bu hızlı gelişmelerden kuşkusuz biraz olsun endişe duyan Dolby, yine de 5.1 sesin kendine özgü bir değeri olduğuna tümüyle inanıyor... Tüm hikayeyi özetlememiz gerekirse, çoklu kanalın temeli 5.1'dir. 6.1 bunun üzerine yapılan bir eklentidir; ve bunun ötesinde de 7.1'in popülerleşmesini sağlayacak bir gelişme yaşanmaktadır. 7.1'in avantajı, temelde pratikliğinden kaynaklanmaktadır. Kenarlara yerleştirilebilecek olan iki arka hoparlörün kurulumu, kötü veya tuhaf bir konumda yerleştirilebilecek bir arka merkez hoparlörünkinden daha basittir. Ev için lüks olsalar bile, bu tür sistemler sinemalarda epey standart haline gelmiştir. Diğer taraftan, bunun çok kanal ses teknolojinde büyük bir ilerleme olduğunu iddia etmek zordur.
Geri | İleri: Kartın Üzerindekilerden Ne Haber?

|
|
|