|
|
| Anasayfa » Ses ve Görüntü » |
Creative Labs Audigy 2: PC'nizdeki Prima Donna!
DTS
DTS, yani Digital Theater System, 1993 yılında Steven Spielberg'in Jurassic Park filmiyle tanıtıldı. O günden beri bu dijital ses sistemi, ev sistemlerinden öte sinema salonlarında kendine daha geniş yer bulmaktadır. Bu dijital ses sistemi de tıpkı Dolby Digital'de olduğu gibi is 5.1 olmak üzere altı kanaldan oluşur. Bugün etrafta bol miktarda DTS uyumlu ses sistemi çözücüleri ve bu işi yazılım aracılığıyla yapan ses kartları bulunmaktadır. Ancak DTS, Dolby Digital'in bir miktar önüne geçmeyi bile başaran kalitesine rağmen hiçbir film sadece DTS dijital ses sistemine sahip olarak bulunmaz. Çünkü Dolby DVD'lerde bir standart olarak kabul edilirken, DTS bu ayrıcalıktan yoksundur.


DTS'in Dolby Digital'e oranla kalite olarak biraz daha öne çıkmasının ardında yatan faktör, sıkıştırma esnasında ses kalitesini disk alanından elde edeceği kazancın önünde tutmasıdır. Öncelikle DTS altında sesler 20 bit olarak kaydedilir (Dolby standartlarında bu değer 16, 18 veya 20 bit olabilirken, DTS'te bu değer 16, 18, 20 ve 24 bit olabilir). Ayrıca sesin sıkıştırılması esnasında sabit bir sıkıştırma oranı yerine, sesin anlık karakterine uygun olacak biçimde 40:1'den 1:1'e uzanacak biçimde dinamik olarak değişen sıkıştırma oranları uygulanır. Sonuçta harcanan yaklaşık 1.5 Mbps'lik bir bant genişliği karşılığında daha kaliteli sesler elde edilmiş olur. Bu işin başlıca dezavantajı, DTS ses verilerinin disk üzerinde Dolby Digital'den yaklaşık üç kat daha fazla yer kaplıyor olmasıdır. Bu durumda DTS ses sistemine sahip DVD'lerde çoğu zaman tek bir dil seçeneği vardır ve DVD ekstraları da kısıtlıdır. Yakın bir geçmişe kadar DTS seslere sahip DVD'ler sayısı son derece azdı, ancak bu formatın getirdiği ses kalitesinin yavaş yavaş anlaşılması üzerine günümüzde DTS özelliğine sahip DVD'ler hızla yayılma eğiliminde. Bu kalite farkı DTS'in seslerin sıkıştırılması aşamasında dinamik sıkıştırma oranları uygulamasıyla ilgili olmakla beraber, tek başına buna bağlı da değildir. Örneğin Dolby Digital 15 kHz üstü kanalları 448 Kbps ve 10 kHz üstü kanalları 384 Kbps olarak hazırlayarak bu ikisini birleştirme yoluna gider. Bu durum, disk üzerinde kazanılan yere rağmen ses kalitesinde bir miktar düşüşe neden olur. DTS ise asla kanalları birleştirme yoluna gitmez. Bu örnekleri vermemizin amacı, her iki formatın da birbirinden farklı alanlara yöneldiğini ve bu amaçla farklı yöntemler izlediklerini sizlere daha iyi aktarabilmekten ibaret. Sonuçta Dolby Digital bant genişliğini ve sesin disk üzerinde kaplayacağı alanı daha ön planda tutarken, DTS biraz daha kalite uğruna bu faktörleri es geçmeyi tercih ediyor.
DTS'in sağladığı kalite avantajı kendini 6.1 ve 7.1 sistemlerde de gösteriyor, çünkü sadece DTS ES standardı diğer surround kanallarından bağımsız bir altıncı kanalı destekliyor. Ancak uyarmadı demeyin: DTS ES kanalı taşıyan filmlerin sayısı çok az ve henüz çoğalmaktan da hayli uzak. Ayrıca karşınıza bu şekilde çıkan kayıtların çoğu da Dolby Digital EX'te olduğu gibi arka merkez kanalın matris kodlama sistemi kullanılarak sağ ve sol surround kanallarıyla bölüştürülmesi mantığıyla hazırlanıyor. Özetle şu anda sadece bir tane gerçek 6.1 dijital ses sistemi çözümü var, ancak bu da henüz yeterince yaygınlaşmış değil.
Geri | İleri: Audigy 2: Ağam, Paşam!

|
|
|
|
|