E-10 modelinin görüntü kalitesi dikkat çekiciydi. E-20 modeli için de aynı şey geçerli ama resimleri biraz daha büyük çekiyor. Hız aralığının yüksek olması sayesinde biraz daha fazla perspektif verebiliyor - en azından teorik olarak. Pratikte ise görüntüler bu özellikten çok az yararlanabiliyor, çünkü TFT monitör iyi çerçeveleme yapamıyor ve optik vizörü çekilen tüm alanı kapsayamıyor. Eğer E-10 kullanıcıları ekran ile çerçevelemeye alıştıysalar bu yeni modelde çok da bir şey bulamayacaklar.
Üç odaklama modu bulunuyor: IS; PS; Noise Reduction. Hep olduğu gibi, en sonuncu seçenek yüksek hassaslık (E-20 modelinde maksimum ISO 320) söz konusu olduğunda kullanılabiliyor. Bu modda, kamera varsayılan diyafram hızını kullanarak bir resim çekiyor. Daha sonra aynı süreyle diyafram kapalıyken bir resim daha çekiyor ve kumlu görüntü hatalarını ilk resimden çıkartıyor. IS (Interlace Scan) modu genelde en iyi sonucu veriyor, ancak ne yazık ki 1/640 saniyenin üzerinde kullanılamıyor. Bu seviyeden sonra PS (Progressive Scan) modunu kullanmanız gerekiyor. Bu modda dikey çözünürlük yarıya düşüyor. Sonuç olarak ortaya çıkan resimde belirgin bir vinyetlenme oluyor, ancak hız 1/18000 saniyeye çıkıyor. Hareketli nesnelerin resimleri en ufak bir çizgilenme olmadan çekilebiliyor.
Hedef Pazar
Bu etkileyici modeli almak isteyen bir kişisel kullanıcı kendisini oldukça yüklü bir para ödemeye hazırlamalı. Ancak bu makineye bu kadar para vermek biraz savurganlık gibi de görünüyor. Çünkü E-20 kendi başına E-10 modeliyle gayet kaliteli bir fotoğraf yazıcısının (Canon S9000) toplamı kadar para ediyor. Ama sayısal dünyaya adım atmak isteyen bir profesyonel bu modeli kabul edilebilir bir çözüm olarak görecektir - elbette sadece stüdyo koşullarında kullanacak ise. Şu anda piyasada bulunan en iyi CCD sensörünü kullanıyor. Ancak tampon belleğinin azlığı nedeni ile kendinizi çoğu zaman resimlerin belleğe kayıt edilmesini bekliyorken bulabilirsiniz. Bu yüzden stüdyo dışında profesyonel çekim yaparken pek pratik değil. Bir diğer rahatsızlık da vizör ve monitörün kapladığı alanlarda yaşanıyor. Olympus'un bu kadar kaliteli bir kamerada bu kadar kötü bir çerçeveleme kusuruna izin vermesi inanılacak gibi değil. Gerçekte E-20'nin gerçek rakibi bu teste katılan ürünler değil, tam tersine aynı seriden daha eski bir model olan E-10. Fiyattaki fark 4 megapiksel versiyonunu tercih etmemize neden oluyor.