Sanallaştırmanın gelecekte yüz yüze gelmesi muhtemel olan zorluklar sadece teknik açıdan ele alınmamalı. Donanımlardaki sanallaştırma desteğinin artmasının zorunlu ve kaçınılmaz bir olgu olması yana dursun bizi bekleyen asıl sorun bu değil. X86 işlemcilerindeki ayrılık öncelikle halledilmesi gereken bir mesele: Elimizde şu an AMD-V ve Intel VT olmak üzere iki ayrı donanımsal sanallaştırma teknolojisi bulunuyor.
Bu teknolojilere ayrı diyoruz çünkü biri diğeriyle uyumlu değil. Ayrıca gelecekte de ortak bir noktada buluşacaklarını öngöremeyiz. Bizim ihtiyacımız olan şey tek bir standart. Bu standart olmadan kamplara ayrılmamız kaçınılmaz olur ve sonunda VMware gibi motorlar iki kat fazla çaba sarf etmek zorunda kalırlar. Hatta VMware gibi şirketler tek bir taraf seçip pazarı istedikleri gibi yönlendirebilirler.
Biz sanallaştırmanın ilerleyen yıllarda kendi yönünü tayin edeceğini düşünüyoruz. Şimdilik bırakalım da AMD-V ve IVT'den hangisinin diğerine üstünlük kuracağını görelim. Bir taraf yenilgiyi kabul ettiğinde diğeri nihayet bir standarda dönüşecektir.
Bu Bölümün Sonucu
Sanallaştırma işyerlerindeki sunucu çiftliklerinin çok daha verimli kullanılabilmesini sağlayan çok güzel bir teknolojidir. Güvenlik sanallaştırma ile daha da kuvvetlenir. Sunuculara sanallaştırma gücünü getirecek olan adımlar çoktan atıldı bile. Son kullanıcıların da bu teknolojiyi denemesinde sakınca yok. Her ne kadar sanal bir makine kullanmak ana bilgisayarın başarımını önemli ölçüde düşürecek olsa da sanal bir makinenin sunduğu kolaylıklar bu olumsuzluğu unutmanızı sağlayacaktır.
Java ve .NET'in kaynak kodları tamamen donanımdan bağımsız hale getirildiğinden son kullanıcı bu çekirdekler ile çalışan programları kendi sanal makinelerinde rahatlıkla kullanabilirler ve taşıyabilirler.
Bana soracak olursanız bilgisayarınızda yaptığınız günlük işlere biraz ara verin ve bu teknolojiyi bir deneyin. Sonunda sanallaştırma belki sizin en çok başvurduğunuz bir yönteme dönüşebilir.