Dijital fotoğrafçılığa ilgi ve dijital görüntülemenin önemi arttığı için, P10'a 10 bit'lik bir DAC (Dijital Analog Dönüştürücü) eklenmesi gündeme gelebilir.
Tipik bir grafik alt-sistemindeki DAC, kare tamponundaki dijital pikselleri bir analog voltaja dönüştürür - voltaj değerine göre de renk parlaklığını belirlenir. Normalde çoğu grafik kartı her bir temel renk için 8 bit'lik bir DAC kullanır; bu da 256 renk seviyesi veya 28 çıkış sinyali seviyesi sunar. Dolayısıyla, RGB sinyalindeki kırmızı bileşenine ait 8-bit'lik bir DAC için beyazdan siyaha, arada kırmızının tüm geçişleri olacak şekilde, 256 parlaklık seviyesi elde edersiniz.
10 bit'lik DAC ise 210 veya 1024 renk seviyesi sunacak. Bunun anlamı, şu: Artık beyaz ve siyah arasında değişen renk skalasında daha çok renk kademesi olacak; bu da 'banding' adı verilen, renk geçişlerinin belli olması sorununu azaltacak. Microsoft grafik dünyasındaki üreticilere, dijital fotoğrafçılık, yüksek kalite tarama ve görüntü işleme alanlarında zorlayıcı taleplerle giderek doğruluk ve hassaslık seviyelerinin daha da artırılmasını istiyor.
Oyunlar üzerindeki baskı daha az olmakla birlikte, yüksek renk doğruluğu seviyeleri daha iyi ve daha keskin dokular anlamına da gelecek. Bu hassasiyette bir renk doğruluğunu ayırt etmek zor olsa da, bunun gelecek nesil grafik işlemcilerin evriminde önemli bir öğe olacağını söyleyebiliriz. Windows görünümü daha keskin ve daha parlak olacak.
Sonuç
Teknoloji duyurularının sizi heyecanlandırması her zaman iyi olmayabilir. Kendinizi hayal kırıklığına uğrayacak bir konuma da sokuyor olabilirsiniz. Diğer yandan anlatılanlar ilginç. 3Dlabs'ın pazarlamadan sorumlu başkan yardımcısı Neil Trevett, hala donanım dünyasındaki en iyi 3D havarilerinden biri; dolayısıyla şirketin mesajının her zaman güçlü ve tutarlı görünmesini sağlıyor. P10 hakkında edindiğimiz sınırlı bilgi bile Microsoft onayı gerektiren tüm konulara eğilmiş bir ürüne işaret ediyor. Ve bir ürünü OEM kanalına kabul ettirebilmek için bu bir şart.
Doğruyu söylemek gerekirse, 3Dlabs şirket olarak bir süredir güçlü ve tutarlı değildi; ancak grafik endüstrisi döngüler halinde ilerler. Bu her zaman böyle olmuştur. Kimse sonsuza kadar ilk sırada kalmaz ve her zaman birileri çıkıp üst sıraya sıçramayı becerir. Şimdilik ilk sırada Nvidia ve ATi var; belki diğerleri için de bir şans mevcut. Geçen yıl bu sıralar ATi'nin Nvidia'ya cevabının zayıflığından dert yanıyordum. Belki şimdi de Creative Labs bu yeni mimariyi temel alarak sıkı bir vuruş yapabilir.
Bitmiş ürünü görmeden hiçbir şeyi bilemeyiz. O zaman bile kesin konuşmak için erken olabilir. Çünkü Creative şimdiye dek grafik dünyasına ayak uydurmakta pek başarılı olamamış, bu piyasaya bir girip bir çıkmıştı.
Bir şeyi söylemek mümkün: Microsoft'un Longhorn işletim sistemi, muhtemelen grafik endüstrisinin 10 yıl önce 3D'ye geçişinden bu yana yakaladığı en büyük fırsat olacak. Ancak pek çok şey Microsoft'un çıtayı ne kadar yüksek tutacağına bağlı. Longhorn sistemin grafik ihtiyaçlarını yüksek tutar ve vaatlerinden vazgeçmezse, hareketli bir sezon yaşanacak demektir. Longhorn'un, minimum performans ve özelliklerle çalışabilmek için en az bir GeForce3 veya Radeon 8500 istemesi gerekiyor. İdeal olarak ise tamamen DX9 uyumlu bir kart gerekecek. Sadece sürücüleri DX9 uyumlu bir kart değil; yazılımı yeterince destekleyebilecek bir kart.
Bundan sonraki "3D katili uygulama" işletim sistemi olmalı, çünkü bu konuda oyunlara güvenemeyiz - oyun geliştiricileri bir süre daha DX8.1'de kalacak, epey bir süre de konsollarla oyalanacaklar. PC oyunları ölmüş değil ancak gerçekten hala itici bir güç mü?
Mevcut GPU'ların sağladığı ilave güç bile pazarı beklendiği kadar itekleyemedi gibi görünüyor. O halde gökyüzünü gözlemeye başlayalım: Büyük şeylerin gelmesi yakın. Şişman bayan FSAA'lamadan perde kapanmaz! Herkesin neler sunacağına bir bakalım. Yeni nesil 3D devri şimdi başlıyor!