Bir Prothean teknolojisi olan "Mass Relay" Samanyolu galaksisi sakinlerine ışık hızından da hızlı bir şekilde seyahat etme şansı tanıyor. Her ne kadar insanoğlunun bu teknolojiyi keşfetmesi uzun sürmüş de olsa insanlık yaşam alanını birkaç yılda milyonlarca kilometre öteye taşıyabilmiş. Bizim oyundaki seyahatlerimiz de bu teknoloji çerçevesinde gelişiyor. Gemimizdeki haritayı kullanarak Samanyolu galaksisinde istediğimiz güneş sistemine gidebiliyoruz. Bu sistemlerdeki gezegenlerin bir kısmı hakkında sadece kısaca bilgi edinebilirken, bir kısmının yüzeyinde bir araştırma yapabiliyoruz. Bir kısmına ise aracımızla inip yakından bakma şansına sahip oluyoruz. Bu tip gezegenlere gidip gitmemekte tamamen özgürüz, yani ana hikâyemizle doğrudan bir bağlantısı yok. Ancak yine de kayıp uzaylı ırklara, ilginç olaylara ve hikâyenin geri planında kalan sırlara erişmek için gezegenleri karış karış gezip oyunun tadını çıkartmak en güzeli.
Bazı gezegenlere inebiliyoruz; ancak bu, onlardan biri olmak için oldukça elverişsiz görünüyor.
Her rol yapma oyununda olduğu gibi Mass Effect de bize bir dolu yan görev sunuyor. Yani sadece bizden istenilen ana görevi bir an önce yapmak zorunda değiliz. Özellikle de davranışlarımız oyunun kaderine doğrudan etki ederken, bir dolu yan görevle uğraşmak oyuna hatırı sayılır ölçüde derinlik katıyor. Galaksiyi aylak aylak dolaşmak bile yeterince eğlenceli.
Gezdiğimiz gezegenlerin atmosferi birbirinden o kadar farklı ki, aracımızla gezerken heyecana kapılmamak çok zor. Her şey oldukça inandırıcı.