Menzilli silahlar oyunda olsa da yaratıklar dibinize gelince pek fazla işe yaramıyor, gene eski yöntemlere başvuruyorsunuz...
Felaket sonrası yaşam mücadelesi veren İstanbul halkı güç birliği için teşkilatlar kuruyor, gerek kendi aralarında gerek saklı türlere karşı savaşlar veriyorlardı. Bu savaşlar sonucu farklı mücadele sınıfları ortaya çıktı. Ana teşkilat Agâh Efendi yönetimindeyken bazı savaşçılarda kendi klanlarını kurdular. Böylece bölünmeler de başladı ama amaç aynı, saklı türleri bu topraklardan defetmek.
Savaşçı: Ağır zırhlarını kuşanıp sıcak temaslı savaşlara dahil olurlar. Zahmetli ve zaman isteyen savaşçı sınıfı dönemin en zor ve en saygı duyulası sınıfıdır. Kanından kahramanlık akanlar bu sınıfı seçer.
Büyücü: Kuklacının getirdiği kültür ve bilgi ile oluşan büyücü sınıfı sayesinde savaşlar daha da kolaylaştı.
Şifacı: Hikâyeye göre İstanbul'da tasavvuf ilmi ile uğraşıp saklı türler üzerinde deney yapan bazı kişiler belli güçleri kullanabilir hale geldiler. Bu kişilerin sayesinde şifacı sınıfı tam anlamı ile ortaya çıktı. Savaşçılar sıcak temastayken şifacılar da dava arkadaşlarına daim yardım ettiler.