Conan... Pek çoğumuzun çocukluğuna; bazılarımızın da gençliğine damgasını vurmuş bir karakter. Fantastik kurgu ve fantastik edebiyatın mihenk taşı, çizgi roman koleksiyonlarının baş tacı, sinema tarihinin en unutulmaz anlarının şampiyonu...
1930'lu yıllarda Robert E. Howard'ın Cengiz Han'ın haşmetinden yarattığı Barbar Conan karakteri fethetmediği tek yer olan monitörlerimizin peşinde ve bu sefer hiç şakası yok.
Şüphesiz Age of Conan, elektronik eğlence anlamındaki ilk yapım değil. Gerek eski gerek yeni oyun konsolları olsun, gerekse kişisel bilgisayarlarımız olsun bir çok Conan oyunu sunuldu önümüze. Bunların içinde iyi olanlar kadar kötü olanlar da vardı pek tabi. Ancak bizi bugüne kadar yaratılmış en farklı fantastik dünyalardan biri olan Conan evreninde savaşın acımasızlığının yanında dünyanın bir parçası olduğumuzu da hissettirecek bir oyun gelmedi. Age of Conan: Hyborian Adventures, bizi Kimmeryalı Conan'ın Hyboria'ya hükmettiği; yani Kral Conan'ın dönemine taşıyor. Conan ismi hak ettiği bir oyun tarzına bürünüyor: MMORPG (Devasa çevrimiçi rol yapma oyunu)