Oyunseverlerin 3 boyutlu bir eylem (action) oyununda sağlam bir senaryo ve heyecanlı oynanış unsurları yanında dikkat ettikleri en önemli nokta; hiç şüphe yok ki görsellerdir. Kane&Lynch:Dead Man bu anlamda bizlere temiz bir görsellik sunuyor. Ancak sanmayın ki bu sene içinde gördüklerimizin en iyisi. Hatta geçtiğimiz yılın standartlarıyla düşünecek olsak bile Kane&Lynch'i ön plana çıkartacak bir numara yok.
Peki, şimdi sıkı durun! Kane&Lynch, belki de görsel anlamda biraz geri kalmış olmanın dezavantajına yenik düşmüyor. Evet, herkes dudak uçuklatacak karakter modellemeleri; ağzı bir karış açık bırakan çevre tasarımları; ekran kartının transistörlerini son noktasına kadar sömüren efektler görmek ister. Kane&Lynch bize bunları vermiyor. Hatta biraz daha ileriye gideyim; iyi ki de vermiyor! Çünkü hareketi bu kadar bol, çatışmaları bu kadar tempolu bir oyunda hemen her sistemde akıcı bir deneyim yakalayabilmek oldukça önemli. Kane&Lynch belki bize cangıllarla, Korelilerle ve uzaylılarla dolu bir ada vaat etmiyor; ama 2ghz lik bir işlemci, 1gb ram ve shader model 3 destekli mütevazı bir ekran kartıyla akıcı bir başarım sunuyor. Hem de yüksek tempolu şehir çatışmalarının yanı sıra, kurgusal anlamda kusursuz bir hikaye örgüsüyle.
Pek tabi Kane&Lynch DirectX 9'un etinden sütünden yararlanıyor. Özellikle Kane ve Lynch' ile beraber hikayedeki diğer önemli isimlerin modellemeleri çok başarılı. Işıklandırma ve gölgelendirme oyunları da genelde geniş mekanlarda geçen bir oyun için yeterli hatta biraz da fazla...
Görsel anlamda göze en çok batan ise çok başarılı olmayan kaplamalar ve bazen oldukça kalitesizleşebilen çevre modellemeleri. Ancak bu noktada belirtilmesi gereken nokta, genelde şehir sokaklarında çatışmamız ve arkada gerçekten yaşadığını düşünebileceğimiz bir şehir yaratılmış olması... Bu unsur göz önüne alındığında görsellerdeki genel yavanlık kabul edilebilir bir eksi. Bütün bunların yanında, göz yaşartıcı bombanın etkisini yaşayabilmek keyif verici.