Soğuk Savaş dönemindeki çekişmeler yerini savaş öncesi ölüm sessizliğine bırakmıştı. 1980'lerin sonuna doğru Rusya ciddi parasal sıkıntılar yaşamaya başladı. Sovyet Rusya ve diğer Sovyet birliği devletlerinden karşılanan giderler yetersiz olmuş, bu durum da halka yansımıştı. Sivillerde çok sıkıntı çeker olmuştu. Sovyet Rusya bu gidişata dur demek için NATO'yu destekleyen Avrupa'ya gözünü çevirmişti. Köşeye sıkışan bir fare son çare gözünü kestirdiğine saldırır hesabı Sovyet Rusya Avrupa devletlerine saldıracaktı ya da herkes öyle sanıyordu... Sovyetler Birliği özellikle NATO'ya üye ülkeler başta olmak üzere NATO yanlısı ama katılmamış devletlere "savaş çıkar" şantajı ile giderlerini kapatmak için destek istemişti. Bunların dünyaya ise iki dost devlet arasında yapılan ticari anlaşmalar olarak gösterilmesinin de sağlanmasını istedi. Aksi taktirde ülkeler bir bir işgal edilecekti.
NATO ve Avrupa bu şantajı ciddiye almadı. Sovyetlerin bu çığlıklarını önemsemediler bile. Hatta gülüp geçtiler çünkü Sovyetlerin maddi çöküntüde, krizde olduklarını biliyorlardı. Fakat artık çok geçti Sovyetler silahlanmayı hat safhaya çıkarmıştı. Tüm ordu toplandı 3. Dünya savaşı patlak verdi. Resmen Sovyetler Birliği askerleri Batı Almanya ve Güney Fransa'yı işgal etmişti. NATO şok geçiriyordu. Bu durumu düşünmemiş ve hazırlıksız yakalanmışlardı. Durum NATO aleyhine işlerken günler geçtikçe durumları iyi olan ve işgale yetecek kadar askeri toplayan Avrupa işgali kontrol altına almıştı. Buna karşılık durumu kötü olan Sovyetler Birliği nasıl bu kadar büyük bir güçle saldırabiliyordu? Akılları karıştıran tek soru buydu.
Oysa Avrupa işgali sadece bir oyalama senaryosuymuş. Sovyetlerin Asıl hedefi okyanus ötesi bir yerdeymiş. Evet, tahminlerinizi duyar gibiyim "yok canım Amerika olamaz" evet doğru, Amerika'nın önemli sahillerine beklenmedik bir vurgun yapan Sovyetlerin güçlü ordusu Kızıl Ordu, Amerika topraklarına ve özellikle Pentagon'a deprem etkisi yaptı. Beklenmedik bu saldırıda boş bulunan eyaletleri tek tek ele geçiren Kızıl Ordu aynı zamanda gerekli savunma birliklerini de oluşturmuştu. Yani Amerika'nın toplanıp bu eyaletleri ele geçirmesi cidden zor olacaktı.
Her ne kadar uçuk bir başlangıç konusu da olsa yazının ilerleyen bölümlerinde vaziyeti anlayacaksınız. Oyunun tarihsel fantezi senaryosuna başlarken ben de çok gülmüştüm "bu nasıl olur" diye ama son 2-3 bölümde vaziyeti anladım. O zaman devam...