Intel Standına yöneldim, Crytek görevlileri ile konuşmaya başladım. Kendileri ile sohbeti iyice koyulaştırdım. Üç çalışan vardı; biri Alman ikisi Türk'tü. İlk olarak Şenol sonrasında Turgut ile çok iyi dost olduk. Alex ile Almanca'm olmadığı için yarı İngilizce yarı Şenol ve Turgut'un çevirmenliği ile anlaşabildim. Bu sıralarda kumanyalar gelmiş olmalıydı. Biz görevliler yemeklerini yerken stantlarda görevli olanlar çalışmaya devam ediyordu. Özellikle Crytek çalışanları çok efor sarf ediyordu. Kumpanyalardan onlara da götürdüm çok sevindiler. Özellikle Alex bu sıcak ve samimi davranışımdan dolayı bana Almanca sonrada yarı bozuk Türkçesi ile "teşkürurler" dedi. (Dikkat bu bilgiler hiçbir yerde yok ve röportaj değildir. Sohbet esnasında gelişen soru cevaplardır.)
THGTR: Çok hoş, Türkçe mi öğretiyorsunuz Turgut.
Turgut: Alex'e Türkçe öğretiyoruz çünkü gerekli olabilir
THGTR: Yerli kardeşler neden sizlerle beraber Türkiye'ye gelmediler.
Şenol: EA Games ve Crytek adına çok meşguller ve sürekli toplantı yapıyorlar.
THGTR: Crytek Türkiye bürosu açılacak mı?
Şenol: Burada oyuncu potansiyelimizi görmemiz lazım bizi ikna edici bir durum olduğunda olabilir tam bir yorum yapamayacağım.
TGHTR: Bu vakit alabilir ama oyun Türkçe ses ve yazı desteği ile çıkarılmalı, öyle değil mi?
Şenol: Burada konuştuğum insanlar bizim için fark etmez dedi. Açıkçası bilmiyorum olabilirde.
TGHTR: Kaçak cevaplar verme dostum. Ama sana şunu söyleyeyim, Türkçe destekle gelirse bu oyun adına bir artıdır. Örnek veriyorum Türkiye'de 10 satacaksa 12 satar. Sizin kaybedeceğiniz hiçbir şey yok. Zaten firmada sizler, çalışan Türkler var.
Şenol: Evet haklı olabilirsin, birde Talha kaçamak cevap veriyorum çünkü olacak dediğim şey gerçekleşmez ise size ayıp olabilir.
TGHTR: Ben canı gönülden, Crytek'in Türkiye bürosu açmasını istiyorum. Bak Şenol ben internet siteleri ile uğraşan ve bu işi seven birisiyim. Türkiye'deki potansiyeli göstermek amacı ile bir sever sitesi açarsam destek görür müyüm? Siz yani Turgut, sen ve Alex yardım eder misiniz?
Şenol: Güzel olur birde Alex'e soralım.
Alex: (Şenol'un çevirisi ile) Evet destek oluruz.
TGHTR: Buna çok sevindim (Alex'in bazı söyledikleri bizde saklı. Yaptığımız anlaşmayı açık edemem).
Bu güzel sohbet sonrası etrafı gezindim sinirim de güzel gelişmelerden dolayı yatıştı. Kendileri ile röportaj yapıp sıkmayı düşünmedim. Oyunun teknik sistemi hakkında her yerde bilgi var. Ben bilinmeyen ve asıl merak edilenleri sohbet arasında (benim merak ettiğim şeyler de bunlar zaten) sorma imkanı buldum. Alex'ten "site açılırsa yardım ederiz" sözünü aldıktan sonra direk TARM şirketi sahibi Ferhat Bey'i aradım ve www.crytekfan.com sitesi için gereken işlemlerin yapılması için rica ettim.
Intel standından ayrıldım. Intel LanParty ve AsusLanParty etrafında gezen katılımcıların boş bilgisayarlara oturmasına yardımcı oldum. Aklıma birden hınzırca bir düşünce girdi. Daha önce bahsettiğim gibi Crysis, yetkililer harici herkesin oynamasına yasaktı. Ben de sonunda ölüm yok ya! Gizlice gidip birkaç saniye oyunu oynayacaktım. Bu sırada Turgut oyunu oynuyordu, boşluk anını bekledim.
Sola Alex'e dönüp konuşmaya başladığı anda bilgisayarın önüne geçip Crysis'i oynadım birkaç el ateş ettim. Sonra hemen kaçtım arkamdan Crytek çalışanları kahkaha atıyorlardı. Ben de çok güldüm. Özellikle Turgut'tan baya korktum çünkü çok iri ve güçlü görünüyor her an bana saldırabilirdi ama o hepsinden daha çok güldü. Biz oraya eğlenmeye gelmiştik ve eğlendik. Bir gün daha böylece bitti.
İkinci gün, birinci güne nazaran daha eğlenceli geçti. Bütün görevliler acemiliklerini atlatmıştı. Kim ne yapacağını şimdi daha iyi biliyordu. Hafta sonları diğer günlere göre daha çok kalabalık olacağı için ilk iki gün tecrübe edinmek için yeterliydi. Atölyenin rahatsızlık vereceği ise ikinci günden belli oldu. Hafta sonu büyük insanlar geliyordu ve bu durum için ne diyeceklerdi acaba.