Vakit, bu koşuşturmalar sırasında baya ilerlemişti nefes almaya zaman bulduğumuzda acıktığımızı hissettik. Sonrasında hep karnımız zil çaldı. Bir sorun vardı görevliler açlıktan sinirlenmeye başlamışlardı. Bununla beraber stant görevlileri nefes almaya vakit bulamadıkları için açlıklarını unutmuşlardı. Yemek gecikmeli gelmişti, onca aksiyon yetmezmiş gibi görevliler için gelen kumanyaları bizzat ellerimle ben dağıttım. Dergi dağıtımındaki izdihamdan tecrübeyi kazandığım için belli bir nizamda yemekleri dağıtmayı başardım. THGTR'nin GameX'de baya emeği var. Tüm çabalarımız yapılan bu teknoloji/oyun organizasyonunun, Türkiye'de geri kalan oyun kültürünün gelişmesi içindir. Katkımız oldu ise ne mutlu bize.
Zaman ilerlemeye devam ediyordu, Asus LanParty görevimin yanı sıra TotalWar-Türkiye adına Intel GameX içerisinde Level sponsorluğunda organize edilen "Oyun Atölyesi" bölümünde Medieval II için yaptığımız uyarlamaları (mod) tanıtacaktım. Oyun Atölyesi, Türk oyun ve mod yapımcıları için ayarlanmıştı. Akşam üzeri 17:00 gibi sunumuma başlayacaktım ki sunumların yarına ertelendiği duyuruldu. Ne yalan söyleyeyim biraz sevinmiştim çünkü o büyük sahnede bu yorgunlukla sunum yapmam gerçekten çok zor olacaktı. Sonrasında boş duran Laser Tag standına gittim. Laser Tag: Göğsünüzün üzerine bağlanan hafif bir kızılötesi alıcı var, elinizde de bu alıcıya bağlı olan bir silah var. Silahın kabzasında bulunan metal plakanın amacı, vurulduğunuzda elinize elektrik vermek. Böylece oynarken adrenalin manyağı oluyorsunuz. Korkulacak bir şey yok, bu elektrik bugüne dek kimseyi öldürmedi. Sadece elinizde bir titreşim hissediyorsunuz o kadar. Yazması güzel ama Laser Tag'lar gümrükte takıldığı için bir türlü gelemediler. Benim de sapıkça düşüncelerim suya düştü, İstanbul'a beraber geldiğim arkadaşımı sürekli ateş altında tutup ardı ardına elektrik çarpılmasını sağlayacaktım ama olmadı.
FRP masaları bölümü vardı. Doom3 ve WOW'un zarla oynandığını düşünün. Cidden eğlenebileceğiniz bir bölüm. Fakat ilk gün fazla ziyaretçisi olmadı, buradaki görevli arkadaşlar kendi aralarında zar attılar.
O stant benim bu stant senin derken ilk gün Intel GameX harici hiçbir yere adım atamadık. Sürekli bir koşuşturmaca vardı. İlk gün biraz ayaküstü geçti de diyebiliriz. En üst düzeydeki görevlilerden katılımcılara kadar herkes ilk gün düzensizce hareket ediyordu. Bunun nedeni ya ilk oluşundan ya da bazı görevlilerin amaç olarak bu işi Türk oyuncuları için bir atılım değil isim ve para olarak görmelerindendir diye çelişkiye düştüm. Evet, saat 20:00'ydi ve artık fuardan ayrılma vakti gelmişti. İstanbul'u bilmiyordum, İstanbul'a beraber geldiğim Oyun Stüdyosu editörlerinden Uğur Yurtsever "ben seninle gelemiyorum başka bir yere gitmem lazım" dediği an başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Kalacağım yere nasıl gidecektim, İstanbul büyük bir şehir ve Ankara'ya hiç benzemiyor. O anda ilk gün görevliler arasından tanıştığım Ali ve Ozan bana yolu tarif etti ve nerdeyse kalacağım yere kadar bana eşlik ettiler. Birinci günü böylece atlatmış olduk. Gece uyurken "ben özgürüm" diyordum...