Eşbiçimlilikten kastımız panelin ışıklandırmasının her yerde aynı olmasıdır.
Daha önce de diğer ekranları denemek için kullandığımız yöntemi bilmeyenler açısından bir kez daha açıklayalım:
Paneli %50 parlaklık ve %50 zıtlık ayarına getiriyoruz ve 64 eşit büyüklükte kareye bölünmüş beyaz bir resim aracılığıyla panelin ışıklandırmasının her yerde aynı (eşbiçimli) olup olmadığına bakıyoruz. En parlak nokta %100 olarak ve daha önce ölçtüğümüz siyah değeri de %0 olarak belirleniyor, diğer değerler ise bu iki arasında değişim gösteriyor.
Panelin ışıklandırması eşbiçimli değil. 40 inçlik LCD TV setlerinin daha iyi sonuçlar verdiğini düşündüğünüzde bu duruma bir anlam vermek zor. Burada en yüksek parlaklık kenarlarda sadece %65'ti ki bu açık bir şekilde iyi bir sonuç değil. Kenarların ortaya göre daha az parlak olması sayesinde panelin kenarlarına doğru ışık halelerinin oluştuğunu görmüyoruz ancak siyah bir resme baktığınızda kolayca ışıklandırma farkını görüyorsunuz.
Renk Yaratımı
Renk yaratımını birden beşe kadar bir cetvel üzerinde çeşit ölçütlere göre değerlendiriyorum. Normal olarak bu ölçütlerinde başında renk doğruluğu birinci sırada yer alıyor. Siyah derinliği ve ekranın hedeflediği kullanım alanına göre parlaklığının uygunluğunu da dikkate alıyorum. Örneğin, çok parlak olan bir bilgisayar ekranı puan kaybeder aynı şekilde çok koyu olan bir TV ekranı da puan kaybeder.
İdealden az olan zıtlık ve kötü eşbiçimlilik dışında Samsung'un bu ekranı renk yaratımı konusunda başarılı sonuçlar verdi. Şimdi bakalım hareketli resimlerle nasıl sonuçlar verecek.