Bu küçük proje boyunca öğrendiklerimizi şöyle kısaca bir özetlemeye çalışalım.
Basit bir soket çeviricisi ve BIOS güncellemesi ile 865/875 yongaseti kullanan belirli anakartlar Pentium 4 yerine Pentium M işlemciyi kullanmak üzere yükseltilebiliyorlar. Böyle bir sistem günümüz koşullarına uygun başarım sağlarken gayet düşük güç tüketimi değerleri sunuyor.
Ayrıca FSB hızını her hangi bir sorun yaşamadan 133'ten 160 MHz'ye kadar çıkarabildik. Sonuç 2.13 GHz hızındaki Pentium M 770 işlemcimiz 2.56 GHZ hızında çalıştı! Bu saat hızında iki yıl eski platformumuz ağır top işlemci olarak adlandırabileceğimiz Athlon 64 FX ve Intel Pentium 4 Extreme Edition gibi işlemcileri bütün 3B oyunlarda geçmeyi başardı!
Hatırlatmamıza gerek var mı bilemiyoruz, bu son model işlemciler en son teknoloji ürünü platformların DDR2 bellek ve yeni PCIe görüntü kartları gibi nimetlerinden de yararlanabiliyorlar. Bu bağlamda düşündüğünüzde CT-479'un bilgisayar meraklılarının para vermeyi düşünecekleri bir ürün olduğu söylenebilir özellikle de oyunlar ve Pentium M'in düşük güç tüketimi değerleri söz konusuysa.
Bütün uygulama deneylerinde Pentium M gerçekten nasıl olduğunu gösterdi. Tümleşik bellek denetleyicisi olmadığı halde Pentium III'ün varisi Athlon 64 ile aynı saat hızlarında kafa kafaya sonuçlar verdi. HyperThreading ve SSE3 gibi teknolojilere sahip olmasına rağmen sadece yapay deneyler gibi alt düzey (low-level) deneylerde ve uygunlaştırılmış (optimized) uygulamalarda Pentium 4 ön plana çıktı. Kodlama (encoding) ve yaratımlama (rendering) Pentium 4'ün kalesi olarak kalmaya devam etti.
Deney sonuçlarını inceledikten sonra 2.8 GHz hızında çalışan bir Pentium M'in daha neler yapabileceğini hayal etmek kolaylaşıyor, DDR2 bellek desteğinin olmasından bahsetmiyoruz bile (bunun için Intel'in yüksek seviyelerindeki kişilerin direksiyonu buraya çevirmesi gerekiyor).
Eğer Pentium M bir süreliğine resmin dışında tutarsak Pentium 4 ilk başta o kadar da kötü durmuyor; hatta kesinlikle iyi başarım gösteriyor. Fakat sistemin tümünün güç tüketimi ile başarım oranını karşılaştırmaya başladığımızda gözlerimiz fal taşı gibi açılıyor. Sistem boştayken bir Pentium 4 sistem Pentium M sisteme göre üçte bir kat daha fazla güç tüketiyor. Pentium 4'ü ağır yük altına soktuğumuzda ise aradaki fark inanılmaz bir şekilde %80'e kadar çıkıyor. Bunun sebebi Pentium M yük altında çok az daha fazla güç tüketirken Pentium 4 sistem boştayken kullandığının neredeyse iki katı daha fazla güç harcıyor. Bütün bu daha fazla harcanan enerjiye rağmen P4, Pentium M'in satış hızından (2.13 GHz) sonra üçüncü en hızlı olamıyor! Intel nereye gidiyor?
Bu sonuçlar, verimlilik söz konusu olduğunda Intel kendini Netburst mimarisini seçmekle nasıl bir çıkmaz yola soktuğunu bir kez daha açıkça gösteriyor. Bu arada tamamen gereksiz bir şekilde daha hızlı ve daha verimli olan bir çözüm bir kenarda kullanılmayı bekliyor. (ÇN: Demek ki bu tür verimsizlikler sadece Türkiye'de olmuyormuş!)
Ancak çok kısa bir süre önce Intel, Pentium 4'ün Netburst mimarisinden uzaklaşacağını doğruladı - görünüşe göre firma da P4'ün çöküşünü kabullenmiş. Bize ise Intel'in gelecekte daha akla yatkın ürünleri getireceğini ummaktan başka yapacak bir şey kalmıyor.
Bu arada AMD'nin, Intel'in "Conroe" kod adlı yeni ve hızlandırılmış 65 nm çift-çekirdekli işlemcilerine uygun bir cevap vermek için hazırlıklara başlaması gerekiyor. Tahmin edin bakalım Intel'in bu yeni tasarımı hangi mimari üstüne kurulacak?