AMD, Opteron için işistasyonu pazarının birinci hedef olmadığını gizlemiyor; nedenleri de belli. AMD en çok Sistem Entegratörleri kanalında güçlü görünüyor; dijital içerik oluşturma (DCC) pazarında ise fiyat duyarlılığının yüksek olduğu prodüksiyon şirketlerinde kendine yer buldu. Ancak DreamWorks ve Sony gibi büyük özel efekt stüdyoları hala A sınıfı markaları tercih ediyor.
Yine de, AMD 64-bit platformlarda Opteron ve Clawhammer ile yeterince büyük bir kurulu taban oluşturabilirse, dijital içerik oluşturma, simülasyon, finans gibi kilit pazarlarda işistasyonu uygulaması geliştirenlerin desteğine daha kolay sahip olabilir.
Opteron'un işistasyonu pazarındaki yeri ile ilgili olarak kafalardaki tek soru, 8151 yongasetini ve bu yongasetinin AGP bağlantısını içeriyor. AMD bunun için "APG tunneling" terimini kullanıyor ve bu bağlamda birbirinin aynı 2 veriyolunu bir tünel birbirine bağlıyor birleştiriliyor (örneğin HyperTransport sistem veriyolu, HyperTransport Güney Köprüsü arabirimine bağlanıyor).
8151 yongaseti ve AGP Tunneling mimarisi.
Bu karışıma bir de AGP köprüsü eklemek gerekiyor: Bu köprü HyperTransport ve AGP arabirimlerini birleştiriyor. AMD'nin AGP tüneli Opteron HyperTransport sistem veriyoluna AGP 8x genişliğinde bir bağlantıya izin veriyor. Peki bu iyi bir fikir mi? Opteron'da bellek denetçisi bütünleşik olduğundan mantıklı. Bu bir AGP bağlantısı için en iyi ikinci şey. Peki, sorunları olacak mı? Evet, olabilir. Paralel verilerden (AGP) paket verilere (HyperTransport) dönmek daha karmaşık bir iş. Diğer bir konu AGP'nin Fast Writes'ı opsiyonel sunan mekanizması. Bu, işlemcinin Bellek Denetçi Hub'ına (MCH) bir yazma kanalı (tünel de diyebilirsiniz) kurmasını sağlıyordu ve bu kanal doğrudan grafik denetçisine ulaşıyordu. Paketler sadece veriden oluşmazlar; ilave bilgiler de içerirler - her paketin içeriğini ve iletim şeklini belirleyen komutlar, adresler, hata düzeltme kodları vs. Bu ilave yük performansı etkileyebilecek, bug'lara neden olabilecek çalışma farklılıkları yaratabilir. HyperTransport ilk olarak DEC Alpha ekibi tarafından tasarlanmıştı ve bunu tanımlarlarken grafik işini pek hesaba katmıyorlardı. 3GIO/PCI Express veriyolunun da paket sistemini kullandığını söyleyebilirsiniz, ancak tasarımcıları bu veriyolunun grafik, disk, iletişim ve diğer pek çok arabirimde efektif çalışmasını sağlamak için endüstri ile çok uzun süre mesai yaptıklarını söyleyeceklerdir..
AMD, Opteron için işistasyonu pazarının birinci hedef olmadığını kabul etse de, 8151 yongasetiyle getirilen yaklaşımın kafalarda yarattığı küçük soru işaretini de atlamamak gerek.
AMD'nin bakış açısını öğrenmek için AMD Teknoloji Misyonerliği Direktörü ve HyperTransport Konsorsiyumu Başkanı olan Gabriele Sartori ile görüştük. Sartori, HyperTransport'un AGP Tunnelling ile bile çok etkili bir çözüm olduğuna inanıyor ve şöyle diyor: "HyperTransport çok hızlı ve gecikme oranı (latency) çok düşük. AGP'nin bugünkü problemi doğrudan bellek denetçisine bağlanıyor olmasında. AGP'den bir iletim geldiğinde bu veri de olabilir olmayabilir de. Burada HyperTransport ile ilgili bir problem yok."
Ayrıca Mr. Sartori HyperTransport'un daha yüksek bantgenişliği sunmakla birlikte bunun uygulamaya göre kalibre edilebileceğini vurguluyor. Gömülü bir saat isteyen diğer veriyolu çözümlerinde, ekstra yükler veriyolu bantgenişliğini %20'ye varan oranlarda işgal ederek veriyolunun verimliliğini daha da düşürebiliyor.
Sonuçta işlemciyi elimize alıp test etmedikçe bütün bunlar tahminden ibaret, ancak yine de birbiri ile yarışan ve birbirlerine karşıt düşen veriyolları problemi bir anda yok olmayacak. Örneğin Intel, ServerWorks, AMD, VIA ve diğerleri anakart seviyesinde kendi veriyolu ara-bağlantılarına sahip - bunların kimi patentli kimi açık standart. PCI Express ve HyperTransport açık standartlar; dolayısıyla işlemci seviyesinde hangi ara-bağlantıların yongasetlerine dahil edileceğini rekabet ve müşteri talepleri belirleyecek. AMD'nin pazardaki konumlanmasını değerlendirirken bu konuyu da es geçmemek lazım.