Bilişim fuarının en renkli etkinliklerinden biri hiç şüphesiz Linux İstanbul 2002 idi. Bu etkinlikler çerçevesinde dünyada Linux'un gelişmesini, daha geniş kitlelere ulaşmasını ve açık sistem, açık kod anlayışının yaygınlaştırılmasını hedef edinmiş olan Linux International'ın 12 deneyimli "dev adamı" fuarda çeşitli seminerler ve toplantılara katıldılar. Değerli fikirlerini Türk bilgisayar kullanıcıları ile paylaştılar.
Bu etkinliğin en popüler ismi ise Linux International Başkanı, Eski Digital ve Compaq Başkan yardımcısı Jon Hall idi. İnanılmaz temposundan yanına yaklaşılamayan "Mad Dog" (deli köpek) lakaplı Jon Hall'ı bugün fuarda kıstırdık (gerçi resimlerinden anlaşılacağı gibi lakabı "Gandalf" olsa daha iyi olurmuş) ve araya soktuğumuz tanıdıklar yardımı ile THG Türkiye için bir röportaj vermeye razı ettik. Karizması, etkileyici konuşma tarzı ve bilgisayar dünyasında Microsoft'u hedef alan açıklamaları ile ilgi odağı oluşturan Hall'ün kafalardaki "neden Linux?" sorusuna cevap vermeyi hedefleyen açıklamalarını THG Türkiye okurları ile paylaşmasını amaçladığımız "çok özel" röportajımızı aşağıda bulabilirsiniz.
THG: Sayın Hall, öncelikle bu röportajı kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Okurlarımızın sizleri tanıyabilmesi açısından bize kendinizden ve Linux International'dan kısaca bahseder misiniz?
MAD DOG: Merhaba. Adım Jon "Mad Dog" Hall ve Linux International'ın yönetim kurulu başkanıyım. Linux International, Linux işletim sistemini dünya çapında daha iyi tanıtmak için kurulmuş olan ve bir çok firmanın ortak çalışmasının ürünü olarak ortaya çıkan bir dernek. 1995 yılında Linux ile ilgili birçok çalışmanın yapıldığı, birçok uygulamanın geliştirildiğini ancak bu çalışmaların ve emeklerin dünya çapında gerek firmalara gerekse de hükümetlere yeteri kadar tanıtılamadığını ve pazarlanamadığını gördüğümüz için bu derneği kurduk. İlk başta RedHat ve Caldera destek verdi ve ondan sonra da bir çok firma derneğimizin çatısına katıldı. Örneğin ben dernekte Digital Equipment Corp. temsilcisi idim. O günden bu yana Linux'un tanıtılması ve daha geniş bir tabana yayılması için çalışıyoruz. Bu tür fuarlara ve etkinliklere katılıyoruz, seminerler ve forumlar düzenliyoruz. Amacımız bu sektördeki insanlara Linux'un "fotoğrafını" doğru çekebilmeleri için yardımcı olmak. Linux ile ne yapılabilir, ne yapılamaz, gelecekte nereye doğru gidiyor gibi soruların cevaplarını veriyoruz.
THG: Linux neler yapabiliyor?
MAD DOG: Pek çok şey yapabiliyor. Ancak şu anda yapamadığı şeyler de var elbette. Ama gelecekte onları da yapabilecek. İşte bu tür açıklamaları yapmak bizlerin ana hedefi. Elbette Linux International'ın bir de Türkiye şubesi bulunuyor, daha detaylı bilgiler bu birimden alınabilir.
THG: Linux işletim sisteminin pazarlanmasından söz ettiniz. Linux International şu anda kullanıcılara, kamu sektörüne ve eğitim kurumlarına erişebilmek için nasıl bir strateji uyguluyor?
MAD DOG: Aslında şu andaki stratejimiz birkaç yıl önceye göre çok değişti. Önceleri bu tür fuarlara katılıyor ve firmaları Linux kullanmaları konusunda ikna etmeye çalışıyorduk. Bu yöntem aslında oldukça iyi çalıştı. Pek çok firma artık Linux ürünleri kullanıyor. Şu andaki hedefimiz kamu kuruluşlarına, eğitim kurumlarına ve firmalara erişmek; onları Linux kullanmaları için ikna etmek. Düşüncemize göre bir ülkenin kendi insanlarının bu konudaki ikna kabiliyetleri, dışarıdan bakan birine göre çok daha yüksek. Örneğin ben buraya gelip konferanslar veriyor ve ziyaretçileri Linux konusunda bilgilendiriyorum. Bundan sonra bu insanların kurumlara gidip konuşmaları ve onları Linux ve özellikle de açık kaynak yazılımın yararları konusunda bilgilendirmeleri gerekiyor.