THG Türkiye: Son dönemde özellikle Tayvan'lı anakart üreticileri anakartlarına bazı yeni ağ ve iletişim teknolojilerini entegre etmeye başladı. Bu açıdan şirketiniz için bir rekabet doğacağını düşünüyor musunuz?
Tony Tsao: Anakart üreticileri bir süredir bütünleşik ağ bileşenleri sunuyorlar; yakında kablosuz iletişim özellikleri de sunabilirler. Ancak bu her zaman pazarın küçük bir kısmını oluşturmuştur. Bu üreticiler anakart maliyetlerini çok fazla yükseltmemek için bu tür bileşenleri çok basit seviyede tutabilirler. Müşterilerinin çok küçük bir bölümünün ilgi göstereceği yeni bir teknoloji için, örneğin Gigabit Erthernet için tüm üretim bantlarını hızlı şekilde değiştirmeleri zor. O yüzden sadece basit fonksiyonları sunacaklardır. Ayrıca, örneğin kablosuz iletişim sadece kablosuz ağ kartından ibaret değil; işin içinde bizim gerçek gücümüzü ortaya koyduğumuz, anakart üreticilerinin anakartlarında sunamayacakları kablosuz erişim istasyonları (access point), switch'ler, router'lar, NAP özellikleri var. Ağ ve iletişim ürünlerinde uzmanlaşmış bir firma olarak biz bunları tümüyle uyumlu ve entegre şekilde sunuyoruz. Anakartlar ile gelen özellikler ise pazarın çok küçük bir bölümünü oluşturacak.
Ağ konusu uzmanlık isteyen, 'bilgi yoğun' bir pazar; genel bir tüketici elektroniği pazarı değil. Bu endüstriye odaklanılması gerekiyor. Bu açıdan, sunucu alanında uzman olmasına karşın fotokopi makinaları alanına bir süre girip daha sonra çekilen IBM'i örnek verebiliriz. Anakart üreticileri de bir süre sonra odaklarını kaybedince, kendilerine karmaşık gelince ağ işinden tümüyle çekilebilirler. Bir anakart üreticisi için ürünlerinde ağ özellikleri sunmak hoş olmalı ama asla ana odakları olamaz.
D-Link Orta Doğu Bölümü Başkanı F.A. Fateen.
F.A. Fateen: Anakarta Ethernet eklemek yeni bir çözüm değil. 8 yıldır zaten böyle bir olanak var. O sıralarda şirket içinde bir rapor hazırlayarak neden bunun baskın bir trend haline gelmeyeceğini açıklamıştım. Nedenleri açık: Birincisi anakart maliyetlerini yükseltmesi. İkincisi terfi edilebilirlik sorunu: Ethernet zaman içinde 10 Mbit'den 100 Mbit'e çıktı; zamanla Wake-On-Lan desteği, SNMP yönetim özelliği eklendi, şimdi Gigabit Ethernet'i konuşuyoruz. Bu yeni özellikleri elde etmek için tüm anakartı değiştirmeniz gerekiyor; terfi kolay değil. Üçüncü bir nokta destek. PC üreticisi sistemiyle bütünleşik sunduğu ağ bileşeni konusunda yeterli destek veremeyebilir. Biz her tür desteği, sürücü güncellemelerini, sorun çözümlerini, uyumluluk desteğini vermek durumundayız. PC üreticileri bunun getirdiği ilave maliyeti karşılayamaz. Diğer bir nokta RMA (Return Merchandize Authorization - Ürün İadeleri Alma Yetkisi) . Anakart tüm standart bileşenleri ile stabil olabilir ama her yeni bir bileşen eklendiğinde bu RMA oranını yükseltir. Tüm bu noktalar birleştiğinde bizi etkileyebilecek bir pazar olmadığı ortaya çıkıyor. Teknoloji her yerde mümkün olabilir ama sonuçta doğru kanalı bulması gerekiyor.
THG Türkiye: Gigabit Ethernet batıda bile henüz değerlendirilen bir teknoloji? Türkiye'de kısa vadede, örneğin gelecek yıl içinde Gigabit Ethernet ürünleri satmaya başlayabileceğinizi düşünüyor musunuz?
F.A. Fateen: Bu tamamen ihtiyaca bağlı bir şey. Yeni teknoloji her zaman pahalıdır ancak sağladığı faydaların daha yüksek olacağını görüp bu ilave maliyete razı olan, teknolojiyi ilk günden itibaren kullanmak isteyen firmalar da her zaman vardır. Bu açıdan Türkiye veya başka bir ülke farklı bir konumda değil; bu tüm dünya için geçerli bir şey. 2 yıl önce dünya pazarına çıkmış her şey, bugün Türkiye'de de yaygın şekilde kullanılıyor. Yeni teknolojilere adaptasyon konusunda Türkiye'nin diğerlerinden geri kalır bir durumu yok.