THG Türkiye: Bu tür ürün ve servislere duyulan ihtiyaç açısından Türkiye pazarını nasıl görüyorsunuz? Örneğin Home PNA şimdiye dek Türkiye'ye neredeyse hiç uğramadı ama kablosuz iletişim bizde de bugünlerin sıcak konusu olmaya başladı.
F.A. Fateen:Türkiye'de kablosuz iletişim henüz ilk adımlarını atıyor. Türkiye pazarı, yaşadığı krizin ertesinde hala nekahet devresinde; altyapı yatırımları da bundan etkilendi. Kablosuz iletişim teknolojileri batı ülkelerinde daha önce zirve yaptı. Ancak, örneğin ABD'de zaten ağ altyapıları, İnternet altyapıları son derece yaygın ve gelişmişti ve yeni teknolojilere hızlı adapte olmaları kolay oldu. Türkiye'nin de bu seviyeyi yakalayıp yeni teknolojilere adapte olması bir zaman meselesi. Uzun süre geride kalırsanız, kaçınılmaz olarak ivme kaybedersiniz. Ürünler doygunluk noktasına ulaşmaz; gerçekten yeni teknolojilere karşı açlık hissetmezsiniz. Ancak Türkiye hızlı bir adaptasyon becerisine sahip; krize rağmen 2 yıl önceki teknolojiler kullanıma geçmiş durumda; bu küçük gecikmenin telafi edilmesinin de zaman meselesi olduğunu, yaz sonunda veya en azından yılbaşından önce Türkiye'nin yeni teknoloji seviyelerini yakalayacağını düşünüyorum. Yeni teknoloji ve ürünlere adaptasyonun yanında, işletmeler de tekrar güç kazanmaya başlıyor. Kanal ve dağıtım yapısının yanında perakende pazarı da normale dönüyor. Altyapı yatırımları başlarken yeni teknoloji ve ürünlere de ihtiyaç olacağı açık.
Kablosuz iletişim ürünlerine de ihtiyacın yüksek olacağı açık; çünkü ister evler, ister küçük ofisler, ister fabrika gibi lokal bölgeler olsun büyük kolaylıklar sağlıyor. Bu ürünler için pazar var, sadece zaman meselesi.
Bunun yanında Türkiye'deki ortaklarımızdan özellikle devlet kademelerinde yeni teknolojilere geçilmesi için bazı sertifikasyon ve onayların gerektiğini öğrendik. Bu zamanı da bu sertifikasyon ve onayları sağlayarak değerlendireceğiz. Bunun ardından ürünlerin nasıl çalıştığını göstermek için demolar gerçekleştireceğiz. O yüzden Türkiye'nin biraz geride kalmış olması o kadar büyük bir sorun teşkil etmiyor. Kablosuz söz konusu olduğunda bu süre zaten 3 ila 6 ay gibi kısa bir süre.
Mansur Karakoç: Örneğin Türk turizmi için burada çok yüksek bir potansiyel var. Türk turizmi gelişirken ve yakın gelecekte patlama beklenirken burada kablosuz teknolojileri için önemli bir pazar bulunuyor. Örneğin tatil köylerinde, otellerde, iş adamlarının bir araya geldiği, uluslararası toplantıların düzenlendiği kongre salonlarında kablosuz iletişime talep var. Dizüstü bilgisayarları ile bu mekanlara giren kullanıcılar, kablosuz iletişim teknolojileri sayesinde iletişim ve doğrudan İnternet erişimi ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar. Turizm taze paranın girdiği bir sektör ve bu tür katma değerli hizmetlerin Türk turizminin gelişmesinde rolü çok büyük olacak.